Gribe ne iyi geliyor..?

Yeni puanlama sistemi ile Aşı olamayacak kronik hastalar ve 65 Yaş üstüyaşlılarımız olacağı kesin.Devlet bu sene aşırı talebi karşılayamadığı için bir test puanlamasına başvurdu ve çok kısıtlı ve öncelikli bir kesim ancak aşıya kavuşabilecek.O da sade HS Merkezleri tarafından yapılacak.

Grip aşısı olamayanlar neye dikkat etmeli.?

Peki aşı olamayan kronik hastalar ve 65 Yaş üstü vatandaşların nelere dikkat etmesi gerekiyor..?

Grip enfeksiyonuna yakalandıktan sonra hızla iyileşebilmek, hastalığın şiddetini, uzamasını önlemek için grip veya soğuk algınlığı tedavisi sırasında dengeli ve yeterli beslenmeye de özen göstermek gerekiyor.

Enfeksiyon hastalıklarında vücudun enerji ihtiyacı sağlıklı insan vücuduna göre daha fazla olmaktadır.  Vücudun gereksinim duyduğu enerji ihtiyacının karşılanması için; protein, posa, vitamin ve minerallerden zengin bir beslenme programı uygulanması önerilmektedir. Grip ve soğuk algınlığında su tüketimi de olası sıvı kaybı nedeniyle 2,5-3 lt. civarında olmalıdır.

Hangi Besinleri almalı.?

Grip ve soğuk algınlığına iyi gelen birçok besin bulunmaktadır. Grip ya da soğuk algınlığına iyi gelen bağışıklık sistemine destek sağlayacak vitamin, mineral ve besinler şunlardır:

C vitamini: Doktora danışılmadan her gün alınan vitamin formundaki C vitamini gribi önlemenin yolu değildir. C vitamini vitamin formunda değil, besinlerden alınmalıdır. Zira C vitamini besinlerden alındığında bu gıdalardaki fotokimyasal maddelerden de yararlanılır.  C vitamini; yeşilbiber, maydanoz, tere, roka, karnabahar, ıspanak, kivi, portakal, limon, mandalina, domates, greyfurt, nar, kuşburnu gibi besinlerde bol miktarda bulunmaktadır.

Çinko ve selenyum: Bağışıklık sistemi için önemli minerallerdir. Selenyum; karides, somon, ton balığı gibi deniz ürünlerinde, mantar, dana, et, soğan ve sarımsakta bulunur.  Savunma mekanizması için önemli bir yeri olan Çinko ise kabak çekirdeği başta olmak üzere; çiğ fındık, ceviz, badem gibi yağlı tohumlar, hindi eti, kuzu eti, kuşkonmaz ve mantarda bulunur.  Bu iki mineral de vücudun toksinlere karşı savaşan hücrelerini güçlendirir.

Omega 3 yağ asitleri: Bunlar en değerli yağlardır. Omega -3 yağ asitleri kan basıncını düşürüyor, aynı zamanda kanın pıhtılaşma eğilimini ve koroner hastalık riskini azaltıyor. Balık omega-3 dışında vücudun üretemediği elzem aminoasitleri de içerir ki bunlar hücrelerin yenilenmesi ve yaşlanmaya karşın gereklidir. Çiğ fındık, ceviz, badem gibi yağlı tohumlar da Omega 3 içermektedir.

Beta-karoten:Balkabağı, havuç, ananas, hurma ve kayısı en fazla beta-karoten içeren sebze ve meyvelerdir.

Kuersetin içeren turunçgiller, elma, kırmızı üzüm, soğan, çilek, dut, böğürtlen gibi meyveler ve kırmızı soğan gibi besinlerin de bağışıklık sistemi için önemli güçlü bir antioksidan olarak grip ve soğuk algınlığında tüketilmeleri gerekiyor.

Prebiyotik besinler, zencefil, zerdeçal, kakule ve ekinezya da bağışıklık sisteminin etkinliğini destekler. Ginseng, değerli ve etkili bir bitkidir. Ginseng; vücut direncini artırır, bağışıklık sistemini düzenler. Bu nedenle piyasada çok sayıda düşük kalitede ya da sahte ürün yer almaktadır. Etkili olabilmesi için mutlaka güvenilir kaynaklı ürün satın alınmalıdır.

Oolong ve rooibus çayları da doğru bir şekilde demlendiğinde ve uygun miktarda tüketildiğinde antioksidan etki gösterir. Günde 1-2 fincan beyaz çay tüketerek de bağışıklık sisteminize katkıda bulunabilirsiniz.